TATLI BİR İTALYAN ESİNTİSİ: PANNA COTTA TARİFİ

Kökenleri İtalyan Mutfağına dayanan bu tatlıyı, Türk Mutfağının muhallebisi olarak tanımlarsak yanlış yapmış olmayız. Çünkü kelime anlamı “pişmiş ya da pişirilmiş krema” anlamına gelmekte olan PannaCotta, sütlü tatlılar grubuna girmektedir. Ortaya çıkış tarihi ve yeri tam olarak bilinmemekle beraber, kökenlerinin Kuzey İtalya’ya dayandığı söylenebilir. Türk damak zevkine de çok yabancı olmayan bu tatlıyı kolayca hazırlayabilirsiniz. İşte tatlımıziçin gereken malzemeler: 400 ml Krema ( 1 kutu krema) 200 ml süt 40 gr toz şeker ( Ya da 100 gr pudra şekeri) Bir tutam tuz 120 gr parçalara ayrılmış bitter çikolata 3 adet yaprak jelatin İsteğe göre 1 paket vanilya HAZIRLANIŞI Öncelikle […]

KAHVENİZİ TIRTIL KURABİYELER İLE ÖDÜLLENDİRİN

Soğuk kış günlerinin yaklaştığı şu günlerde, sıcacık kahvenizin ya da çayınızın yanına, en az onlar kadar içinizi ısıtacak, mis gibi kurabiyeler yapmaya ne dersiniz? Kurabiye yapımı, bazı tatlı türlerinin yapımına göre basit kabul edilebilir. Eğer yardımcı araçlara da sahipseniz her çeşit kurabiyeyi evinizde yapabilir, arkadaşlarınızla, komşularınızla bile paylaşabilirsiniz. Bu tarifte de sizlere biraz zahmetli ama bu zahmete kesinlikle değecek bir kurabiye tarifi paylaşacağız. Tırtıl Kurabiyeler. Görünüş açısından tırtıla benzediğinden tırtıl ismi verilmiş ve bu şekli vermek için marketlerde özel aparatlar satılmakta. Fakat evinizde kullanacağınız bazı gereçlerle de bu şekilleri vermek mümkün. Malzemeler ise şu şekilde: Oda sıcaklığında bekletilmiş yaklaşık 150 […]

 

SEBZELİ LAHMACUN TARİFİ

YÖRESİNE HAS BİR LEZZET;SEBZELİ LAHMACUNTARİFİ

Türk Mutfağında hamur işlerinin yeri ayrıdır. Lahmacunun yeri ise çok ayrıdır. Türk Mutfağının karakteristik yemeklerinden biri olan lahmacun, Türkiye’nin hemen hemen her yöresinde severek yapılmakta ve yenmektedir. Fakat bugün paylaşacağımız tarif sağlıklı olmasının yanı sıra, sadece Gaziantep’e özel bir yemektir. Bu yüzden sebzeli lahmacun, “Lahmacun Antebi ya da Antebi” olarak da bilinir. Siz de evlerinizde hem yöresel bir tat hem de sağlıklı bir yemek hazırlamak istiyorsanız. Tarifimiz tam size göre. Yapılış bakımından normal lahmacunun hazırlanışı ile aynı olmakla beraber, içerik bakımından farklılık göstermektedir. Malzemeler 20-25 kişilik lahmacun için şu şekildedir:

1 kg. orta yağlı ya da az yağsız kıyma

1 kg. domates

300 gr. (yaklaşık 3 demek) maydanoz

600 gr. Kırmızı ve yeşilbiber karışımı

1 yemek kaşığı domates salçası

1yemek kaşığı biber salçası

2 yemek kaşığı toz kırmızıbiber

1 tatlı kaşığı karabiber

Yeterince tuz

Sebzeli lahmacun, başka yörelerde kıymanın yerine bolca soğan kullanılarak da yapılır ve tamamen sebzeli olarak yapılır. Fakat verdiğimiz tarif ile hazırlanan lahmacun sadece Antep yöresine ait bir tariftir.

Maydanoz, biber ve domatesler iyice yıkanır. Evinizde büyükçe bir bıçak ya da satır ile bu malzemeler küçük küçük, kuşbaşı şeklinde doğranır. Daha sonra hem biber hem de domates salçası, ince ince kıyılmış bu malzemelere eklenerek, yedirilir. Üzerine karabiber, tuz ve toz kırmızıbiber de eklenerek tekrar karıştırılır. Bu karışım istenirse, doğrama tahtasına tekrar alınarak tekrardan bıçakla kıyılabilir Böylece biraz daha sulu bir iç elde edilmiş olur.

Sonra bilindik lahmacun hamuru ayrı bir yerde hazırlanır. Hamurdan 20-25 tane top kullanılarak bunların içine lahmacun içi konulur.

Lahmacunun, taş fırınlarda pişirilmesi gerekir fakat siz de evinizde bulunan herhangi bir fırında pişirebilirsiniz. Hatta fırınınızın turbo modu var ise bu ayarda pişirdiğiniz lahmacunlar, fırında kurumadan, yumuşak ama çıtır çıtır bir kıvamda olmasını sağlar. Siz de sebzeli lahmacun tarifini evdeki fırınınızda kolayca pişirebilirsiniz. Sıcacık dumanı üstünde servis ediniz.

 

TATLI BİR İTALYAN ESİNTİSİ: PANNA COTTA TARİFİ

TATLI BİR İTALYAN ESİNTİSİ PANNA COTTA TARİFİ

Kökenleri İtalyan Mutfağına dayanan bu tatlıyı, Türk Mutfağının muhallebisi olarak tanımlarsak yanlış yapmış olmayız. Çünkü kelime anlamı “pişmiş ya da pişirilmiş krema” anlamına gelmekte olan PannaCotta, sütlü tatlılar grubuna girmektedir. Ortaya çıkış tarihi ve yeri tam olarak bilinmemekle beraber, kökenlerinin Kuzey İtalya’ya dayandığı söylenebilir. Türk damak zevkine de çok yabancı olmayan bu tatlıyı kolayca hazırlayabilirsiniz.

İşte tatlımıziçin gereken malzemeler:

  • 400 ml Krema ( 1 kutu krema)
  • 200 ml süt
  • 40 gr toz şeker ( Ya da 100 gr pudra şekeri)
  • Bir tutam tuz
  • 120 gr parçalara ayrılmış bitter çikolata
  • 3 adet yaprak jelatin
  • İsteğe göre 1 paket vanilya

HAZIRLANIŞI

  • Öncelikle 3 yaprak jelatin, soğuk ya da buzlu suda 15 dakika kadar bekletilir. Jelatinin bu şekilde bekletilmesi tarifin lezzeti için önemlidir.
  • Daha sonra; süt, krema, tuz, şeker ve isteğe göre eklenecek olan vanilya bir tencereye konularak karıştırılır, orta ısıda olan ocağa alınır ve karıştırmaya devam edilir. Unutmayın ki, PannaCotta sütlü bir tatlıdır, ocağın ısısı ve karıştırma sıklığı bu tür tatlılar için çok önemlidir. Ocaktaki karışım kaynadıktan sonra ocaktan alınır, çikolatalar eklenir ve sürekli karıştırılarak karışıma iyice yedirilir.
  • Bu sırada sudaki jelatinler çıkarılarak, sulu kalmaması için dikkatli bir şekilde süzülür. Çıkarılan jelatinler de yine bu karışıma eklenir ve karışımın her yerine eşit şekilde dağılması sağlanır. Servis yapılacak kapların içi hafifçe suyla ıslatılır, bu sayede tatlıyı kaptan çıkarmak kolaylaşır. Tenceredeki karışım bu kaplara dökülür.
  • Ardından tatlı, soğuması için buzdolabına konulur. Servis tabağına ters çevrilerek, soğuk bir şekilde servis edilir.

Yapılış bakımından her ne kadar muhallebiyi andırsa da PannaCotta, içerisine giren jelatin, çikolata gibi malzemeler ile tat olarak muhallebiden oldukça farklıdır. Ayrıca servis için çeşitli soslar da kullanılabilmektedir. Bunlardan bu tarife en yakışanı Melba sosudur. Bu sos için ise; 250 gr çilek, 60 gr pudra şekeri ve 1 çay kaşığı kadar vanilya karıştırılarak tatlının üzerine dökülür. Bu şekilde tatlınızı hem renklendirmiş olur hem de farklı tatlarla ağızda hoş bir tadım bırakırsınız.

 

SARAYLARA LAYIK BİR LEZZET ERİŞTE PİLAVI

SARAYLARA LAYIK BİR LEZZET ERİŞTE PİLAVI

Siz de önemli hem önemli misafirlerinize hem de kendinize, Osmanlı Mutfağından bir yemek hazırlamak ister misiniz? Osmanlı Mutfağının zengin malzemeleriyle hazırlanan, dumanı üstünde, saraylara layık bir pilav… “Dâne-i Rişte” yani günümüz adıyla Erişte Pilavı, 16. Ve 17. Yüzyıldan günümüze Türk Mutfağında da yer almaktadır. Biz de bugün, sizler için bu zengin lezzetin Osmanlı Mutfağında yer alan tarifini paylaşacağız. İşte malzemeler;

  • 200 gr hazır erişte (ya da hazır erişte yerine, evde yaptığınız erişteyi de kullanabilirsiniz, daha lezzetli olur),
  • 1 bütün tavuk (çok büyük olmamalı, orta boy),
  • 500 gr. yağsız koyun kıyması,
  • 3-4 soğan (orta boy),
  • 100 gr. haşlanmış nohut,
  • bumbar (isteğe göre),
  • 2 çorba kaşığı zeytinyağı (bulunabilirse eğer nebati yağı),
  • tarçın,
  • tuz,
  • karabiber,
  • 150 gr. ince kıyılmış badem.

Erişte Pilavı, eğer usulüne göre hazırlanmak istenirse bumbar kullanılır fakat bunun yerine sosis bağırsağı da kullanılabilir.

HAZIRLANIŞI

Öncelikle tavuk yarım litre suda haşlanmaya bırakılır. Haşlandıktan sonra etleri kemiklerinden ayrılıp parçalara bölünür. Bu sırada 300 gr kıymayı tuz, karabiber, ince kıyılmış soğan ve 100 gr. İnce kıyılmış badem karıştırılır. Bumbar bu karışım ile doldurulur.

Kalan kıymadan, elde küçük küçük top şeklinde köfteler hazırlanır. Bir tavaya bu köfteler dizilir. Haşlanmış nohut da bu tavaya ilave edilerek, biraz yağ ve tavuk suyu ile pişirilir. Piştikten sonra süzülür, içine erişte katılır. Suyu az gelirse, su eklenebilir ve erişte pişene kadar kaynatılır. Piştikten sonra erişte büyükçe bir servis kabına alınır. Üstüne önce nohutlar ve köfter yerleştirilir. Daha sonra üzerine tarçın ve artan badem varsa serpilir. Sonra pişen tavuk parçaları ve yine ayrı bir tavada pişirilen bumbar eklenerek, güzel bir sunum elde edilir.

Her ne kadar günümüzde bu kadar detaylı erişte pilavı hazırlanmasa da, kendinizi şımartmak istediğiniz bir gün ya da önemli misafirlerinizin geleceği bir günde bu tarif, sofranızı zenginleştirecek, görsel anlamda sofranıza bir saray havası getirecektir. Tarifi sıcak servis etmeyi unutmayın. Afiyet olsun.

PİLAVIN DİĞER YÜZÜ: SİYAH PİRİNÇ PİLAVI

4145561564

Siyah pirinç, her ne kadar ülkemizde çok bilinmese de, Dünya Mutfağında fazlaca kullanılmakla beraber, önemli bir yere sahiptir. Beyaz pirince nazaran daha serttir, pişmesi biraz zaman alır. Türkiye’de de Edirne civarında bu pirincin üretimi yapılmaktadır. Şeker oranı çok düşük olduğu için sağlıklıdır, ayrıca lif ve mineraller bakımından zengindir. Böylece hazırlayacağınız siyah pirinç pilavı, hem,sizi tok tutacak hem de sizi diyabet ve kansere karşı koruyacaktır.

4 KİŞİLİK PİLAV İÇİN MALZEMELER:

1 Bardak Siyah Pirinç

2 Su Bardağı Sıcak Su ( et ya da tavuk suyu da olabilir)

4 Yemek Kaşığı Zeytinyağı

Yarım Soğan

Yaklaşık 100 gr Mantar

2 Havuç

2 Yemek Kaşığı Kıyılmış Badem

2 Yemek Kaşığı Dolma Fıstığı

2 Yemek Kaşığı Arpa Şehriye

1 Çay Kaşığı Karabiber

1 Çay Kaşığı Kimyon

1 Çay Kaşığı kırmızıbiber

İnce Kıyılmış Maydanoz

Özellikle “Indian Rice” olarak bilinen siyah pirinç pilavı, genellikle Kızılderililer tarafından tüketilmekteymiş. Yapılışı, Türk Mutfağındaki normal bir pilavı yapmaktan biraz farklı ama zor değil. Sadece biraz daha fazla malzemeli.

Öncelikle soğanlar küçük küçük doğranır. Ardından havuçlar da aynı şekilde doğrandıktan sonra mantarlar da enine bir şekilde ince ince kıyılır.

Doğradığımız soğanlar bir tencereye konularak, üzerine zeytinyağı ilave edilir. Ocakta soğanlar pembeleşinceye kadar kavrulur. Dolma fıstıkları, ince kıyılmış bademler ve şehriyeler de eklenir. Bu malzemeler de yumuşaya kadar sotelenir. Ardından havuçlar ve mantarlar da eklenerek yaklaşık 5 dakika kadar, mantarlar ve havuçlar yumuşayıncaya kadar pişirilir.

2 Bardak sıcak su ( isteğe göre tavuk ya da et suyu) ve siyah pirinç, tencereye eklenir. Baharatlar da eklendikten sonra tencere kapatılır ve kısık ateşte yaklaşık 40-45 dakika pişirilir. Fakat pişmediği düşünülürse biraz daha su katılarak birkaç dakika daha kaynatılabilir.

Daha sonra piştiğinden emin olduğunuz siyah pirinç pilavı, üzerine kıyılmış maydanoz da eklenerek servise sunulur. Özellikle diyet yapanlar için de güzel bir alternatif olan bu tarifi her öğünde rahatça hazırlayabilirsiniz.

 

MAKARNANIN SİCİLYA HALİ “NORMA SOSLU PENNE MAKARNA”

MAKARNANIN SİCİLYA HALİ “NORMA SOSLU PENNE MAKARNA”

İtalya, bir yaz akşamı… Hafif ama aynı zamanda doyurucu bir yemek, İtalyan usulü nefis makarna… Fakat bu lezzeti hazırlamak için illa ki İtalya’da olmanıza gerek yok. Herkes mutfağında bu tarifi, pratik bir şekilde hazırlayabilir, akşam yemeklerini süsleyebilir. Penne Makarna, aslında herkesin mutfağında olan kalem makarnaya verilen addır. Bu yüzden, size yabancı gelmesin. Norma sosu ise hazırlamak oldukça kolaydır. Gelin, hem lezzetli hem de kolayca hazırlayabileceğimiz bu makarnanın malzemelerine bir bakalım. Her markette bulabileceğiniz, elinizin altında olan malzemeler olacak.

400 gr. Penne (bilindik kalem makarna, fakat kalite için farklı makarna markaları tercih edilebilir)

4 Orta Boy Patlıcan

1 kg. Olgun Domates

4 Diş Sarımsak

Birkaç Yaprak Taze Fesleğen

200 gr. Ricotta Peyniri (siz bulamazsanız, lor peyniri de kullanabilirsiniz)

4 Kaşık Zeytinyağı (2 bardak da kızartmak için gerekir)

İtalya’da ve diğer ülkelerde “Lirik” adıyla da bilinen Penne Makarna tarifini hemen hemen herkes evinde kolaylıkla hazırlayabilir. Norma sos ise makarnaya asillik katarak, hem görsel anlamda hem lezzet anlamında bir şölen yaratacak. Tarifin hazırlanışı ise çok kolaydır.

Öncelikle patlıcanlar, orta büyüklükte doğrandıktan sonra tuzlanır ve yaklaşık 10 dakika acı suları alınsın diye bekletilir. Daha sonra patlıcanlar, geniş bir tavaya alınarak iki bardak zeytinyağı ile kızartılır. Altın rengine gelene kadar da kızartılmaya devam edilir sonra tavadan alınır. Yağlarını emmeleri için kâğıt havlu üzerinde bekletilebilir.

Norma sos için ise; olgun domateslerin kabukları soyulur ve domatesler ufak ufak doğranır. İçinde biraz zeytinyağı ve birkaç diş sarımsağın ve birkaç yaprak fesleğenin bulunduğu tavaya alınır ve koyulaşıncaya kadar yaklaşık 20 dakika pişirilir. Bu arada içine tuz attığımız başka bir tenceredePenne makarna, dişe gelene kadar haşlanır ve süzülür. Başka bir kapta ricotta peyniri zeytinyağı ile ezilerek ince hale getirilir. Süzülen makarna genişçe bir kaba alınır. Üzerine önce, hazırladığımız norma sosu daha sonra ince hale getirdiğimiz peynir dökülür ve buharı üzerinde servis edilir.

FIRINLAR LAZANLA İLE ŞENLENDİ

FIRINLAR LAZANLA İLE ŞENLENDİ

Çocukluk kahramanlarımızdan Garfield, obur mu obur şirin kedi… Bulduğu her şeyi yemesinin yanı sıra en çok sevdiği yemek de lazanyaydı değil miydi? Belki de çoğumuz, bu yemeğin adını ilk kez bu çizgi film sayesinde duydu. Aslında bir İtalyan makarna çeşidi olan Lazanya, günümüzde Türk Mutfağına da modernize edilerek, Türk damak zevkine uygun hazırlanarak, sevilerek yenmektedir. Zaten hamur işi yemekler bakımından, her iki mutfak da birbirine benzer tarifleri içermektedir. Bu yüzden de İtalyan tarifleri genel olarak Türk damak zevkine uygun tarifler olmaktadır. Çizgi filmde John’un çabucak hazırladığı bu tarifi gelin biz de kolayca hazırlayalım.

Öncelikle malzemeler:

1 paket lazanya (içerisinde 20 yaprak, dikdörtgen biçiminde makarna yer almaktadır)

İç malzemesi için:

1 baş soğan

400 gr. Kıyma

2 adet orta boy domates

1 adet yeşil biber

200 gr. Parmesan peyniri (kaşar peyniri de kullanılabilir)

-(100 gr içi, 100 gr dışı için)

Toz kırmızı biber

Karabiber

Tuz

Zeytinyağı

Yaklaşık 5 su bardağı süt ile yapılan, pişirilecek kapı kaplayan bir şekilde beşamel sos.

Yapılışı ise çok basit:

Öncelikle içi için, malzemelerin sos haline getirilmesi gerekmektedir. Soğan, domates ve biber ince ince kıyılır. Yaprakların içine yerleştireceğimiz için ne kadar küçük doğranırsa o kadar iyi pişer ve ağızda o derece lezzetli bir tat bırakır. Bir tavaya soğan ve kıyma alınır, zeytinyağı ile kavrulmaya başlanır. Daha sonra içerisine biberler eklenir biraz daha kavrulur. En son domatesler de eklenerek, sos koyulaşıncaya kadar karıştırılmaya devam edilir. Hafif sulu kalacak şekilde, kaynadıktan sonra ocaktan alınır. Hafif sulu kalması lazanya yapraklarının pişmesi için de önemlidir.

Bir yandan dikdörtgen bir fırın kabı ya da borcama, lazanya yaprakları döşenir. Önce domatesli sos daha sonra beşamel sos, ardından kaşar peyniri eklenir. Bu işlem 5 kere tekrar edilir. En son kata gelindiğinde, sadece beşamel sos ile kaplanır. Üzerine kalan kaşar ya da parmesan peyniri serpilir. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında, 20-25 dakika kadar pişirilir. Sıcak servis edilir.

BALKABAĞI ÇORBASI İLE SONBAHARA VEDA

BALKABAĞI ÇORBASI İLE SONBAHARA VEDA

Sonbaharın sonunu yaşadığımız şu günlerde, içinizi ısıtacak bir çorba hazırlamak ister misiniz? Hem de sonbaharın tüm renklerini içinde bulunduran, belki de bu mevsime en çok yakışan bir meyve olan balkabağı ile.Balkabağı her ne kadar sebze tadına sahip gibi görünse de bir meyve, fakat meyve çorbası olur mu demeyin. Siz gelin, balkabağı çorbası ile o bilindik çorba tariflerini unutun. Çünkü balkabağı, ister tatlı olsun ister tuzlu, tüm tatlara uyum sağlamaktadır. Bu yüzden de hazırlayacağımız çorba, damak tadınıza hiç yabancı gelmeyecek. Bu mevsimde neredeyse her evde bulunan balkabağı ile pratik bir çorba hazırlamak çok kolay. Malzemeler aşağıdaki gibi:

1 orta boy balkabağı içi (yaklaşık 750 gr.)

1 adet soğan

1 yemek kaşığı dolusu tereyağı

Yaklaşık 5 su bardağı tavuk suyu (yoksa sebze suyu da olabilir)

1 adet patates

2 çorba kaşığı krema

Tuz

Karabiber

Bu mevsimde kolayca bulabileceğiniz bir balkabağı ile harikalar yaratabilir, bu balkabağıyla hazırlayacağınız çorbayla da misafirlerinize değişik tatlar sunabilirsiniz. Ayrıca balkabağı çorbası, içerdiği vitaminler bakımından da tam bir şifa kaynağı. Şimdi de bu şifa kaynağı, lezzetli çorbanın yapılışına geçelim.

YAPILIŞI

Öncelikle balkabağının çekirdekleri ayıklanarak, içi güzelce temizlenir. Etli kısım kabuktan ayırılır. Çok ince olmayacak şekilde doğranır. Bir yandan soğan ve patates de çok küçük olmayacak şekilde doğranır. Bir tencereye, 1 yemek kaşığı tereyağı eritilir, soğan da eklenerek 1-2 dakika kavrulur. Balkabağı ve patates de tekrar eklenir ve biraz daha karıştırılır. Ardından, tavuk suyu ya da sebze suyu bu karışıma dökülür, tuz ve karabiber ilave edilir.

Tencerenin kapağı kapatılır, içindeki tüm malzemeler iyice pişinceye kadar kaynatılır. Kaynadıktan sonra, yumuşayan malzemeler blender ile çekilir. 2 çorba kaşığı krema da eklenerek, iyice karıştırılır.

İşte balkabağı çorbası, yemek yapmaya zamanınızın olmadığı bir günde ya da misafirlerinize zengin tatlar hazırlamak istediğinizde, sizin en büyük yarımcınız olabilir. Üzerini birazcık krema ile süsleyerek de şık bir görünüm elde edebilirsiniz. Sıcak ya da soğuk servis edebilirsiniz.

 

ARA SICAKLARA OSMANLI DOKUNUŞU: KABAK BASTI TARİFİ

654254654

Yemeğe güzel bir başlangıç yaptıktan sonra, ana yemeğe geçmeden sunulan ara sıcaklar gibisi yoktur. Hem sizi ana yemeğe hazırlar hem de damağınızda lezzetli bir tat bırakır. Günümüz mutfaklarında ara sıcaklara en az ana yemek kadar önem veriliyor. Bugün tarifin paylaşacağımız Kabak Bastı ise Osmanlı Mutfağında, içerisine et da katılarak hem ana yemek hem de etsiz hazırlanarak ara sıcak yerine kullanılmaktaydı. Biz de bu tercihi size bırakarak, hem ara sıcak hem ana yemek olarak hazırlayabileceğiniz tarifi paylaşacağız.

MALZEMELER

500 gr. Koyun Budu Et

4 Yemek Kaşığı Yağ

5 Baş Soğan

50 gr. Tereyağı

500 gr. Asma Kabak (yaklaşık 6 adet orta boy normal kabak)

200 gr. Haşlanmış Nohut

100 gr. Koruk Suyu (bulamazsanız yerine az miktarda üzüm sirkesi de katabilirsiniz)

2 Yemek Kaşığı Kuru Nane

Tuz

Tarçın

Günümüzde bu malzemelere; içerisine dereotu, kıyılmış domates ve sarımsak eklenerek, kıyma ve nohut çıkarılarak, tarif kolaylaştırılmakta ve adına kolay kabak bastı da denmektedir.

HAZIRLANIŞI

Öncelikle, küçük kuşbaşı şeklinde doğranmış kuzu budu etler yağda kavrulmaya başlanır. İçine az miktarda tuz ve su ilave ederek, etler pişmeye bırakılır. Bu sırada ayrı bir tavada, halka şeklinde doğranmış soğanlar tereyağı ile kavrulur. Daha sonra kabaklar ister dikine ister kalın dilimlerle kesilip, etlerin üstüne eklenerek pişirilir. Ayrı tavada kavrulan soğanlar ve haşlanmış 200 gr. Nohut da etler ve kabakların içerisine ilave edilir ve pişmeye bırakılır. Eğer suyu az gelirse, içerisine göz kararı su eklenebilir.

Piştikten sonra koruk suyu, bulamazsanız çok az miktarda üzüm sirkesi de olur, ilave edilir ve yemek iyice karıştırılır. Daha sonra yemek geniş bir servis tabağına alınır. Üzerine kuru nane serpilir. Tarçın da üzerine eklenir, ama istenirse sadece süsleme amaçlı sadece az bir miktar da eklenebilir.

Kabak Bastı, bu şekilde hazırlandığında ana yemek olarak da sunulabilir. Fakat daha önce de bahsettiğimiz gibi içerisinden et, koruk suyu gibi malzemeler çıkarılarak ara sıcak olarak da servise sunulabilir.

ANADOLU LEZZETLERİNDEN KÜTAHYA KÖFTESİ TARİFİ

ANADOLU LEZZETLERİNDEN KÜTAHYA KÖFTESİ TARİFİ

Uçsuz bucaksız sarı bozkırlarla dolu İç Anadolu, bin bir emekle üretilen tahıllar, bakliyatlar… Bu hasatlarla yapılan birbirinden lezzetli; bulgurun, mercimeğin, nohudun güzelleştirdiği, mis gibi kokan, dumanı üstünde yöresel yemekler. Bugün sizlere, lezzeti baharatlarla harmanlanmış yöresel bir yemek olan Kütahya Köftesi, tarifini paylaşacağız.

Bazı yörelerde “Vali gülü” adını almaktadır. Bulgur ve köftenin birleştiği nane, yoğurt ve tereyağını harmanlayarak, kolayca hazırlayabileceğiniz bu tarif, sofralarınızı şenlendirecek.Gerekenler ise neredeyse her evde bulunabilecek malzemeler. 4 kişilik porsiyon için malzemeler:

1 Su Bardağı Köftelik Bulgur

2 Yemek Kaşığı Toz Tarhana

2 Yemek Kaşığı Kıyma (Kıyma kullanmak istemezseniz yerine bulyon da kullanabilirsiniz)

1 Yemek Kaşığı Tereyağı

1 Çay Kaşığı Nane

1 Tatlı Kaşığı kırmızıbiber

1,5 Su Bardağı Yoğurt

Tuz (Damak zevkinize göre miktarı siz belirleyin)

Kütahya Köftesi, asıl olarak kıymalı yapılmaktadır. Fakat kıyma kullanmak istemeyenler, kıyma yerine bulyonu ezerek kıyma yerine kullanabilir, aynı tadı yakalayabilir.

Öncelikle tarhana bir kaba alınarak, ıslatılmaya bırakılır. Daha sonra bulgur da sıcak su ile biraz ıslatılır, hafiften şişmesi sağlanır. Yaklaşık yarım saat bulgur bekletildikten sonra, tarhana ile bulgur karıştırılarak yoğrulur. Şişene kadar yine bekletilir. Tuz ve kıyma da ilave edilir.

Bu malzemeler hamur kıvamına gelene kadar yoğrulur. Daha sonra bu hamurdan küçük parçalar koparılarak elde topak şekline getirilir. Bu noktada her yoğrulan parçadan sonra elinizi ıslatırsanız diğer parçayı elde yuvarlamanız kolaylaşır.

Bu sırada tencereye 3 su bardağı su koyulur ve kaynatılır. Yapılan misket büyüklüğündeki toplar, kaynayan suya atılır ve haşlanır. Ayrıca bir kapta köftenin sosu için tereyağı kızdırılır, içine kırmızıbiber ve nane ilave edilir. Haşlanan köfteler, süzülerek servis tabağına alınır. Köfteler çok sıcakken yoğurdu üzerine dökmeyin sulanabilir, biraz daha bekledikten sonra yoğurdu üzerine dökün. Ardından hazırlanan sosu da tekrar yoğurtlu köftenin üzerine ilave edin. Böylece şık bir sunum da elde etmiş olursunuz. İşte hem lezzetli hem sağlıklı Kütahya Köftesi masalarınızı şenlendirecek. Sıcak servis etmeniz tavsiye edilir.

KAHVENİZİ TIRTIL KURABİYELER İLE ÖDÜLLENDİRİN

KAHVENİZİ TIRTIL KURABİYELER İLE ÖDÜLLENDİRİN

Soğuk kış günlerinin yaklaştığı şu günlerde, sıcacık kahvenizin ya da çayınızın yanına, en az onlar kadar içinizi ısıtacak, mis gibi kurabiyeler yapmaya ne dersiniz? Kurabiye yapımı, bazı tatlı türlerinin yapımına göre basit kabul edilebilir. Eğer yardımcı araçlara da sahipseniz her çeşit kurabiyeyi evinizde yapabilir, arkadaşlarınızla, komşularınızla bile paylaşabilirsiniz. Bu tarifte de sizlere biraz zahmetli ama bu zahmete kesinlikle değecek bir kurabiye tarifi paylaşacağız. Tırtıl Kurabiyeler. Görünüş açısından tırtıla benzediğinden tırtıl ismi verilmiş ve bu şekli vermek için marketlerde özel aparatlar satılmakta. Fakat evinizde kullanacağınız bazı gereçlerle de bu şekilleri vermek mümkün.

Malzemeler ise şu şekilde:

Oda sıcaklığında bekletilmiş yaklaşık 150 gr. margarin, 1 çay bardağı sıvı yağ, 1 su bardağı pudra şeker, 1 yumurta, yaklaşık 3 su bardağı un, 1 paket kabartma tozu, 1 paket vanilya, çikolata (benmari usulü eritilecek, o yüzden çikolata ezmeleri de olabilir), Hindistan cevizi.

Bu kurabiyenin yapımında da aşağı yukarı normal kurabiye hamurunda kullanılan malzemeler kullanılmakta. Fakat tarifteki asıl nokta, kurabiyenin şekli. Çünkü şekli dolayısıyla, tırtıl kurabiyeler, fırında eşit ısıda piştiğinden, bisküvi gibi çıtır çıtır olmakta ve damakta lezzetli bir tat bırakmaktadır.

HAZIRLANIŞI

Öncelikle oda sıcaklığında bekletilmiş olan margarin, derin bir kaba alınır. İçine sıvı yağ, pudra şekeri ve yumurta eklenerek iyice yoğurulur. Un, yavaş yavaş hatta mümkünse bir elekten geçirilerek karışıma eklenir. Daha sonra hamur ne çok sert ne de çok yumuşak olmayacak şekilde yoğurulur. İşte burada bu özel şekilleri yapmak için özel aparatlara ihtiyaç duyulmaktadır. Fakat siz de evinizde bulunan kremşanti çıkarma ya da tulumba tatlısı kalıplarından geçirerek, tırtıl şekli vermeye çalışılır.

Daha önce üzeri yağlanan fırın tepsisine yapılan tırtıl kurabiyeler dizilir. Yine fırın önceden 180 derecede ısıtılmış olmalıdır. Önceden ısıtılan fırına konulduktan sonra, yaklaşık 15 dakika ya da üstü kızarana kadar pişirilir. Piştikten sonra fırından çıkarılır. Soğuduktan sonra, önceden benmari usulü eritilen çikolatalara bir uçları batırılır, batırılan uçlar daha sonra Hindistan cevizine de batırılır. Servise sunulur.

Designed by Free Wordpress Themes and Sponsored by Curry and Spice